Soğutma Büyüsü Kalıcı mıdır?

MuratSahin

Kayıtlı Kullanıcı
Binlerce yıldır insanlar, sevginin soğuduğu anlarda ellerini büyüye uzatmış. Soğutma büyüsü denen şey aslında bir çaresizliğin adıdır — birini hayatından çıkarmak, bir ilişkiyi bitirmek, bir duyguyu dondurmak isteyen insanların son sığınağı. Peki bu ritüeller gerçekten kalıcı mıdır? Yoksa insan psikolojisi mi bunu kalıcı kılıyor?

Meselenin tarihsel kökleri şaşırtıcı derecede derine iner. Antik Mısır papirüslerinde, MÖ 3. yüzyıla ait "defixiones" adı verilen lanet tabletlerinde, insanların birbirlerinin duygularını "bağlamaya" ya da "soğutmaya" çalıştığına dair binlerce kayıt mevcuttur. Roma döneminde kurşun tabletlere yazılan bu lanetler, kurbanın adını ters çevirerek, figürini bükerek ya da toprağa gömerek uygulanırdı. Anadolu coğrafyasında ise bu gelenek, Osmanlı döneminde de varlığını sürdürmüş; özellikle 17. ve 18. yüzyıl şer'iye sicillerinde büyü davalarına rastlamak mümkündür. Demek ki bu, birkaç neslin icat ettiği bir şey değil...

Günümüze gelince tablo daha da ilginç bir hal alıyor. Türkiye'de 2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre katılımcıların yüzde 34'ü hayatlarının bir döneminde büyü yaptırdıklarını ya da büyü yapıldığına inandıklarını beyan etmiştir. Bu rakam küçümsenecek bir sayı değil. Üstelik sosyal medyada "soğutma büyüsü bozma" aramalarının son beş yılda yaklaşık yüzde 210 arttığı raporlanmaktadır. İnsanlar hem büyüye hem de büyünün bozulmasına aynı anda inanıyor — bu çelişki bile başlı başına bir sosyolojik araştırma konusu.

Ama asıl soru şu: Kalıcı mı?

Büyünün kalıcılığı meselesi, inanç sistemleri içinde bile tartışmalıdır. Geleneksel Anadolu büyücülüğünde — "ocakçı" ya da "hoca" olarak bilinen uygulayıcıların öğretisinde — hiçbir büyü sonsuza kadar sürmez. Çünkü büyünün gücünün, onu yapan kişinin niyeti ve enerjisiyle doğrudan bağlantılı olduğuna inanılır. Uygulayanın hayatı değiştikçe, niyeti zayıflayınca, büyünün de etkisi sönümlenmeye başlar. Vallahi bu, büyünün kendi iç mantığı içinde bile tutarsız bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.

Psikoloji bilimi ise konuya bambaşka bir kapıdan giriyor. Oxford Üniversitesi'nden bilişsel antropolog Pascal Boyer, büyü inancını "sezgisel ontoloji" kavramıyla açıklar — insanlar doğaüstü güçlere, nedensellik ilişkilerini basitleştirdiği için inanır. Bir ilişki soğuduğunda, bunun karmaşık psikolojik, sosyolojik nedenlerini çözmek yerine "birisi büyü yaptı" demek zihinsel olarak çok daha az enerji harcar. Soğutma büyüsünün "kalıcı" hissettirmesi de buradan gelir aslında — insan zihni, açıklamak istemediği şeyleri büyünün hesabına yazar ve o hesabı kapatmaz.

Şimdi kritik noktaya gelelim. Bir ilişkide gerçekten soğuma yaşandığında — ister büyü inancıyla ister inançsız bir gözle bakılsın — bu soğumanın kalıcı olup olmadığını belirleyen şey büyünün kendisi değildir. Onu belirleyen; o ilişkideki iletişim örüntüleri, çözülmemiş çatışmalar, karşılanmamış ihtiyaçlar ve en önemlisi tarafların bu soğumayı fark edip etmediğidir. Klinik psikolog Dr. Ayşe Devrim Başterzi'nin de vurguladığı gibi, "Büyüye inanan bireylerde kendini gerçekleştiren kehanet etkisi son derece güçlüdür. Büyü yapıldığına inanan kişi, bu inancı nedeniyle ilişkiden çekilir, mesafe koyar ve tam da büyünün 'yapması gereken' şeyi kendisi yapar."

İşte bu noktada soğutma büyüsünün gerçek kalıcılık mekanizması ortaya çıkıyor. Büyü değil, inanç kalıcı kılar. Büyü yapıldığına inanan kişi savunma mekanizmalarını devreye sokar, ilişkiyi zihinsel olarak bitirir, davranışlarını buna göre şekillendirir ve sonunda ilişki gerçekten biter. Büyü mü işe yaradı? Hayır. Psikolojik bir süreç tamamlandı...

Tarihsel perspektiften bakıldığında da bu örüntü tutarlıdır. Orta Çağ Avrupa'sında "maleficium" adıyla anılan büyü uygulamalarına yönelik Engizisyon kayıtları incelendiğinde, büyüye maruz kaldığını düşünen kişilerin yüzde sekseninden fazlasının semptomlarını büyüden önce de yaşadığı görülmektedir. Yani büyü bir neden değil, mevcut duruma yapıştırılan bir etikettir çoğunlukla.

Günümüzde bu tartışma yeni bir boyut kazanmıştır. Dijital büyücülük denen bir alan doğmuştur — YouTube'da milyonlarca izlenen "soğutma büyüsü bozma" videoları, TikTok'ta viral olan ritüel içerikleri... 2024 verilerine göre Türkçe içerik platformlarında büyü temalı içeriklerin toplam izlenme sayısı 2 milyarı aşmıştır. Bu rakam, meselenin ne kadar geniş bir kitlenin zihnini meşgul ettiğini gösteriyor. Ama aynı zamanda şunu da gösteriyor: İnsanlar cevap arıyor. Kontrol
 
Geri
Üst